HAYATA DAiR
Önemli 40 kural
1-Aklini kullan.
2-Iyice tanimadan hicbir insana baglanma.
3-Bitmemis iliskilerin uzerine iliski kurma.Aci ceken sen olursun.
4-Iyice sorusturup diger insanlarin da hakli olabilecegini dusun.
5-Seni takmayani sen hic takma,konusmayanla asla konusma.
6-Guvenmedigin biriyle asla cikma.
7-Yalanini yakaladigin kisinin duzelebilecegini dusunme.
8-Insanlara dogru deger ver,hakketmeyenleri sil.
9-Kimseye yalvarma.
10-Asla donup de arkana bakma.
11-Sir tutmasini bil.
12-Dostlarinin sevgilinden daha onemli oldugunu unutma.Onlari asla sevgilin icin satma.
13-Hakkettigin sevgiyi alamadin mi kendini uzme,sorun sen degilsin.
14-Kimsenin lafiyla doldurusa gelme,ama aklinin bir kosesinde de tut.
15-Kafanda bitirdikten sonra iki cift tatli soz,iki damla gozyasi icin
asla yumusama.
16-Seni sevenlerle kullananlari iyi ayirt et.
17-Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartisma.
18-Emrivaki olusturulan dostluklari kabul etme.
19-Eger verdigin sir o kiside kalmiyorsa ikinci bir sir verme.
20-Dostun olacak insanlari bazi kriterlere gore belirle.
22-Karsindakinin dogruyu soyledigini varsayma.
23-Kendine saygini yitirmene neden olacak hicbir sey yapma.
24-Sorunun oldugunda insanlar zaman ayirip seni dinliyorlarsa onlarin ogutlerini gozardi etme.
25-Goz gore gore su birikintilerine tas atma,mutlaka ustune sicrar.
26-Kendinin herkesten daha onemli oldugunu unutma.
27-Sen istemedigin surece tanri disinda kimsenin seni uzemeyecegini aklindan cikarma.
28-Gozyaslarinin degerini bil.Onlari hakketmeyenler icin harcama.
29-Sana bahsedilen zekayi kullanmayarak tanriya hakaret etme.
30-Senin zekana inanan insanlari hayalkirikligina ugratma.
31-Kendini sev.
32-Alkol alinca kontrolunu yitirenlerle asla tartisma.
33-Disaridaki gunese bakip gulumse ve onunde koskocaman bir gelecek oldugunu unutma
34-Dostlugunla yetinmeyenler icin hicbir fedakarlik yapma.
35-Insanlari kaybediyorsun diye aglayip sizlama,ama kazandigin insanlarin degerini bil.
36-Askta bile mantigina kusme.Kalbin dogru yolu bulacak icguduye sahip degil.
37-Kimseye tasiyabileceginden fazla deger verip bununla ovunmesine firsat verme.
38-Guvenmedigin kimseye aleyhine kullanilabilecek hicbir koz verme.
39-Istedigini almak icin asla duygu somurusu yapma.
40-Sana duyulan sevgiyi ve guveni istismar etme.
Hayata Dair 5 Ders
iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve
orada
çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
'Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen
hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde
falan
olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız
bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun
test sonuclarına
dahil olup olmadığını sordu.
'Tabii, dahil' dedi, Hocamız...
'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden
farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden
insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile...'
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da...
Dorothy idi.
İkinci Ders :
Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran
bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.
geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir
beyazın bir
zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden
değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım.
Ayrılırken
ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı.
Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi,
armağanda...
'Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç
yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti.
Kendime güvenimi
yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan
kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başar dım. Bi raz sonra
son nefesini
verdi.
Üçüncü Ders :
Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
'Çikolatalı pasta kaç para ?'
'50 Cent.'
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
'Peki, Dondurma Ne Kadar ?'
'35 Cent.' dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri
vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne
kadar vakit
geçirebilirdi ki...
Çocuk parasını bir daha saydı ve
'Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?' dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya
koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı
sanki akan gözyaşları temizleyecekti.
Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
15 Cent'lik bahşiş duruyordu..
Dördüncü Ders :
Yolumuzdaki Engeller...
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya
koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
gözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle
eleştirdi.Halkı
tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu.
Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına
sıkına itmeye
başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına
çekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski
yerinde bir
kesenin durduğunu gördü .
Açtı... Ke se altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...
'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.' diyordu kral.Köylü,
bü gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
'Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.'
Beşinci Ders :
Önemli Olan Vermektir..
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş
yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu.
Küçük çocuk bir an
duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve 'Eğer kurtulacaksa, veririm
kanımı' dedi.
Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve
gülümsüyordu.Kızı
küçü k çocuğun yüzü de
giderek soluyordu...
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
'Hemen mi öleceğim ?'
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı
verip, öleceğini düşünüyordu.
- Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze aktarildiginda onlara mültecilermis gibi bakarýz?
- Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye`yi bulmaya çalisiriz? Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardir?
- Neden birbirimize sarilinca saða sola sallaniriz?
- Neden öðrenciler ilkokul 5. sinifa kadar ögretmene 'ögretmenim' diye seslenirken 6. sinifta bir anda 'hocam' diye seslenmeye baslar?
- Neden sinavlarda '3 yanlis bir doðruyu götürür' seklinde bir uygulama ile cezalandirilir da; '3 dogruyu bil, bir dogru da bizden' gibi bir kampanya baslatilip zekaya ve riske girme cesaretine ödül verilmez?
- Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yaðan alana çiktiginda kafalarini egerler? Yagmura duyulan saygidan midir, yoksa ondan tirstigimýz için midir?
- Neden dükkani kapatip giden esnaf, kapiya '10 dakika sonra dönücem' yazar? Esnafin ne zaman gittigini nasil anlariz?
- Televizyona çikan insanlar neden kendilerini Türkiye`deki herkesin izledigini zanneder? Örnegin; 70 milyon bizi izliyor( 5 milyon eksik anketimize göre )
- Düðünlerde neden 'Dom dom kursunu' ile göbek atilmaktadir? 'Bir avci vurdur beni, bin avci yedi beni' gibi sözlerle kendinden geçen baska bir millet var midir?
- Cumartesi ve pazartesinin neden kendi isimleri yoktur? (Cuma-ertesi, pazar-ertesi)
- Dolmuslardaki fiyat tarifesinde en kisa mesafe neden 'indi-bindi' olarak tabir edilmektedir? Önce inilip, sonra mi binilir? Bir terslik yok mudur?
- Bulmacalarda neden boru sesinin karsiligi hep 'ti' dir? Bulmacaları hazırlayan arkadaşlar hiç 'ti' diye ses çıkaran boru görmüşler midir?
- Neden ilanlarda 'doktordan temiz araba' þeklinde yazýlýr? Hipokrat yemininde 'arabamý temiz kullanacaðým' diye bir madde mi vardýr?